Ama Onlar Beni Dinlemiyor!


“Bir durumu değiştirmek elimizden gelmediği zaman, kendimizi değiştirmek seçeneğiyle karşı karşıya kalırız.”

– Viktor E. Frankl

Hayatımızda bir şeyleri değiştirmeye karar verip de büyük büyük adımlar atmaya başladığımızda hepimizin başına mutlaka gelmiştir: Etrafımızdaki insanlara eleştirel bir gözle bakmaya başlarız.

Biz artık sağlıklı beslenmeye ant içmiş, eve bir paket kraker sokmazken, sevgilimiz her akşam birasını ve cipsini hazır edip tv keyfi yapmaya devam etmektedir. Biz mutfağı kimya laboratuvarı gibi temiz ve düzenli bırakırız, dönüşte çocuklarımızın yerle bir ettiği bir savaş alanıyla karşılaşırız. Biz işlerimizi sabah erkenden sıraya koyup hallederiz ama projelerimizin hızı yine de sohbetinden geri kalmaya yanaşmayan iş arkadaşlarımızın yavaşlığına takılır.

İşte bütün bu cinnet anlarında öncelikle tek bir kuralı hatırlamak şart: Kendimizden başka kimseyi değiştiremeyiz.

Ne kadar yakın olursak olalım başkalarının dolaplarını ‘fazlalıklarından’ arındırmak, ‘sağlıksız’ beslenme tarzlarına müdahale etmek, onlar adına ‘sorunlu’ ilişkileriyle ilgili kararlar almak, onları belli ki ihtiyaç duymadıkları ve bu nedenle de uzun vadede sürdüremeyecekleri bir temizlik ve düzene zorlamak bizim görevimiz değil.

Başkalarını kendimiz gibi olmaya zorladıkça ilişkilerimizi yıpratıyoruz. Bir başkasına sizin gibi olmadığı/yapmadığı/düşünmediği için sinirlendiğinizi hissettiğiniz ilk seferde durun ve içinizden geçen isyana kulak verin. İsyancı bu kez hangi konudan şikayetçi? Dinleyin onu, bırakın içini döksün. Sonra derin bir nefes alın ve şöyle söyleyin ona: Kendimden başka kimseyi değiştiremem!

Ege

Comments are closed.