Cesaret, Kırılganlık ve Kırmızı Bir Manto


Geçtiğimiz hafta Brene Brown’un The Call to Courage(Cesarete Çağrı) adlı konuşmasını birkaç gün arayla iki defa izledim. Hem kahkahalarla güldüren hem de gözyaşlarına boğan bir konuşma, fırsatınız varsa kaçırmayın. Belki Brown’u 2010 yılında beklenmedik bir üne kavuşturan meşhur TED konuşmasından hatırlıyorsunuzdur. İşte The Call to Courage’ın bir yerinde Brown, o ilk TED konuşmasını nasıl bir motivasyonla yaptığından ve sonrasında internette yazılan yorumlarla ilk kez karşılaştığı andan detaylı bir şekilde bahsediyor. Yıllardır utanç ve kırılganlık hakkında araştırma yapan bir üniversite hocasının bile, hiç tanımadığı bir dolu insanın kendisi hakkında yazdığı küçümseyici ve iğneleyici yorumlara asla kayıtsız kalamayacağından dem vuruyor. Ve elbette bunlarla yüzleşmenin ne kadar kırıcı olduğundan…

Sade ilk çıktığı dönemde Ayşe Arman’la çok eğlenceli bir sohbet gerçekleştirmiştik. Daha sonra Arman, Begüm ve benimle birlikte çekildiği bir fotoğrafı Instagram sayfasında paylaşmıştı. Kaçınılmaz olarak, fotoğrafa bakmakla kalmamış ve büyük bir heyecanla yorumları da okumuştuk. Benim kırılganlık anım, fotoğraftaki kırmızı mantoma gönderme yaparak “Sadeleşmek demiş ama kıpkırmızı manto giymiş” gibi bir şeyler diyen yorumu okumaktı. Begüm de kendi payına düşen bir başka negatif yorumla sarsıldı. Hiç tanımadığınız, en ufak bir kötülük yapmadığınız bir dolu insanın hakkınızda bu kadar fütursuzca yorum yapabilmesi, ve sizin de bunları okuyabiliyor olmanız, çağımıza özgü bir durum. Ben bu kırılganlık anımla hesaplaştığımı zannediyordum ama sanırım asıl kapanışı Brown’un bu konuşmasında bahsettiği Roosevelt alıntısıyla yaptım. Siz de geçmişi şöyle bir gözden geçirin ve kendinizi ortaya koyacak cesareti bulduğunuz nice anı hatırlayın. Başarısızlığı, utancı, kırılmayı göze aldığınız anları… Ve kendini asla böylesi bir cesaretle ortaya koymayan insanların eleştirilerine kulak vermeden önce bir kez daha düşünün.

Ege

Comments are closed.