İki Yabancı (Vol.2)


Ege’nin geçen haftaki yazısı, yaklaşık bir yıl önce Karaköy vapurunda üzerime kahve döktüğüm günü getirdi aklıma. Akrobatik hareketlerle üstümden akan kahveden kurtulmaya çalışırken etrafımdaki 5 kişiden -yanım 2, karşım 3- bir tanesi bile önündeki ekrandan başını kaldırmamıştı. Her ne kadar orada konu, ihtiyacı olan birine devamını oku...

İnsanlık Öldü mü?


Eski kuşakların dilinden düşmez: ‘Bizim zamanımızda yabancılara kapı tutulurdu, bir ortama girince selam verilirdi, insanlar birbiriyle yardımlaşırdı. Şimdi öyle mi ya? Şuracıkta düşüp ölsek kimse farkına varmayacak!’ Bu türden sitemlerin kolayca duygu sömürüsüne bağlanabilen finallerini saymazsak, insanlığın gidişatında genel bir kötüleşme olduğunu sanmıyorum. Her toplumda, devamını oku...

“Yalnız Biraz Acil”


Acil en haz etmediğim kelimelerden biri olabilir. Doktor olmayı seçmediğime göre, onu hayatımdan uzak tutma lüksüm olduğuna inanıyorum. Özellikle iş hayatında aciliyet kavramının fena halde suistimal edildiğinin şüphesiz hepimiz farkındayız. Olağan bir iş gününde talep ettiklerimizin -istisnai durumlar hariç- kısacık bir zaman dilimi içinde hazırlanmasını devamını oku...

‘Bunu Alan Bunu da Aldı’


İnsan zihninin kara deliklerini tatlı tatlı manipüle eden internet algoritmaları sağolsun, hepimiz her gün defalarca aynı türden önermeyle karşılaşıyoruz: Bu kişiyi takip ediyorsanız şu kişileri de takip edebilirsiniz. Bu ürünü seçtiyseniz şunlar da ilginizi çekebilir. Bu görseli beğenenler şunlara da göz attı. Sonsuz akış ve devamını oku...