Maksimalist


The Cut’taki şu yazıyı, yüzümde muzip bir gülümsemeyle okudum. Hele ‘iç çamaşırlarını minik üçgenlere katlamak için 15 dakika harcamaktan’ bahsedilen kısımda kahkaha atmış bile olabilirim. Yazının sahibi belli ki büyük bir keyifle, minimalistlerin ıskartaya çıkardığı nice değerli parçaya talip olmaktan bahsederken, ben de kendimi onunla devamını oku...

Söz ve İnsan


Bir insanın verdiği sözü tutmasının hayati derecede önem taşıdığı bilgisiyle büyütüldüm. Bu yüzden randevular, teslim tarihleri, büyük, küçük verilmiş her söz benim için hep çok mühim oldu. Gün geldi bedenim tehlike çanları çaldı; sözüme özür diledim. Gün geldi teslim tarihine yetişemeyerek özürle zaman istedim. Ama devamını oku...

Merak


Son dönemde hakkında sık sık düşündüğüm bir fiil var: Merak edilmek. Ailemizin veya dostlarımızın hasta olduğumuzda, geç kaldığımızda veya diyelim ki stresliysek bizim için endişelenmesini kastetmiyorum burada. Öyle bir merak değil. Bir insanın iç dünyasını merak etmekten bahsediyorum. Arkadaşım, evladım, sevgilim dediğimiz insanları, bugüne kadar devamını oku...

Hayatı Güle Güle Kullanmak


Dün, güzel annemin doğumgünüydü. Ne mutlu bana ki, sağlığımıza kadeh kaldırıp bu günü birlikte kutladık. Ona iyi ki doğduğunu söylerken, benim de bu dünyada olmamı sağladığı için çok teşekkür ettim. Zira “hayat bir hediye”ydi. Sözün içi boşaltılmış olsa da, biz çoğu zaman bu gerçeği unutuyor devamını oku...