Termometre ve Termostat


Geçenlerde Bruce Lipton’ın bir konuşmasında duyduğum bu ikili, baktım hala aklımdan çıkmamış, bugün buraya sizlere de bahsetmeye geldim. Lipton’un tespiti özetle şu: Termometre pasiftir, ortamın ısısını ölçer. Termostat ise aktiftir, ortamın ısısını belirler. Okuyunca ‘Ee ne var ki bunda, ilkokuldan beri biliyorum’ diyebiliriz. Ama bu devamını oku...

İyi ki!


Ve 40! Bugüne dek geçirdiğim bu 39 seneyi acısıyla, tatlısıyla ben çok sevdim. Çok güldüm, çok ağladım, çok paylaştım. En önemlisi her ne yaşadıysam ta derinden hissettim. Mumlarımı üfleyip geleceğe dair dileklerimi sıralarken bana “iyi ki” dedirtenleri düşündüm. Ne çoklardı, ve ben ne şanslıydım. O devamını oku...

Bırakmak


Sadeleşmeye giden yolda karşımıza çıkan ilk ve en popüler tabirlerden biri ‘bırakmak’ (letting go). Bizler bu fiili daha çok elden çıkarma, atma, ayıklayıp kurtulma gibi anlamlarda kullanıyoruz. Aynı model iki siyah elbisenin birine veya aynı işi gören üç mutfak aletinden ikisine yol vermek, elbette bırakma devamını oku...

İstanbul’u Dinliyorum, Gözlerim Kapalı


Klasik müzik konserlerinde gözlerimi kapamayı severim. Duyduğum müzikleri kendi zihnimde bambaşka yerlere götürmek, hayal kurmak, görsel uyaranlara, ilham veren bir mola vermektir bu. Bir arkadaşımla bu tercihimi paylaştığımda fikir hoşuna gitse de, “Ama herkes uyuduğumu düşünür.” dediğini hatırlıyorum. Sahi biz neden bu kadar önemsiyorduk “herkes”i, devamını oku...