Hep Aynı Elbise


Düğün sezonu birkaç ay içinde açılacak. Ne giysem telaşı çoğumuzu yeniden esir alacak. Hayatlarını birlikte geçirmeye karar veren iki insanın bunu bizlerle paylaşmayı ve kutlamayı seçtiği nice daveti, bize son derece rahatsız gelen giysilerin içinde, yeterince şık mıyım endişesiyle geçireceğiz. Üstelik her düğün için farklı devamını oku...

İki Yabancı (Vol.2)


Ege’nin geçen haftaki yazısı, yaklaşık bir yıl önce Karaköy vapurunda üzerime kahve döktüğüm günü getirdi aklıma. Akrobatik hareketlerle üstümden akan kahveden kurtulmaya çalışırken etrafımdaki 5 kişiden -yanım 2, karşım 3- bir tanesi bile önündeki ekrandan başını kaldırmamıştı. Her ne kadar orada konu, ihtiyacı olan birine devamını oku...

İnsanlık Öldü mü?


Eski kuşakların dilinden düşmez: ‘Bizim zamanımızda yabancılara kapı tutulurdu, bir ortama girince selam verilirdi, insanlar birbiriyle yardımlaşırdı. Şimdi öyle mi ya? Şuracıkta düşüp ölsek kimse farkına varmayacak!’ Bu türden sitemlerin kolayca duygu sömürüsüne bağlanabilen finallerini saymazsak, insanlığın gidişatında genel bir kötüleşme olduğunu sanmıyorum. Her toplumda, devamını oku...

“Yalnız Biraz Acil”


Acil en haz etmediğim kelimelerden biri olabilir. Doktor olmayı seçmediğime göre, onu hayatımdan uzak tutma lüksüm olduğuna inanıyorum. Özellikle iş hayatında aciliyet kavramının fena halde suistimal edildiğinin şüphesiz hepimiz farkındayız. Olağan bir iş gününde talep ettiklerimizin -istisnai durumlar hariç- kısacık bir zaman dilimi içinde hazırlanmasını devamını oku...