Eleme Sanatı


Uzun zamandır benimsediğim sadelik fikri geçenlerde yine çok güzel bir “iyi ki” yaşattırdı bana.   Taşındık. Eşyalarımı kolilere koyarken farkettim ki, tıpkı William Morris’in salık verdiği gibi kullanmadığım ya da güzel bulmadığım hiçbir şeye yer bırakmamıştım. Her şeyin ya hayatımı kolaylaştıran bir işlevi vardı ya devamını oku...

Sağlık Takıntısı


Geçenlerde bir arkadaşım (A) başka bir arkadaşıma (B) bir konuda akıl verdi. Daha doğrusu, B’yi kendince ve son derece iyi niyetlerle bir alışkanlığı hakkında şüpheye düşürdü: Bu alışkanlık zararlıydı, zaten tıp da böyle söylüyordu, madem öyle B bunu niye yapıyordu? B, şaşırmış ve kafası karışık devamını oku...

İletişimin Sihri


Geçenlerde marketten çilek alırken arkamdan bir alışveriş arabası çarptı. Yanlışlıkla olduğunu düşünerek döndüğümde, araba sahibi hanımefendinin onu gayet bilinçli bir biçimde üzerime sürmüş olduğunu farkettim. Duruma anlam vermeye çalışırken “Siz de yolun ortasında durmayın.” dedi. Her ne kadar “yol” dediği çileklerin önüyse de, “İzin isteseydiniz devamını oku...

Cesaret, Kırılganlık ve Kırmızı Bir Manto


Geçtiğimiz hafta Brene Brown’un The Call to Courage(Cesarete Çağrı) adlı konuşmasını birkaç gün arayla iki defa izledim. Hem kahkahalarla güldüren hem de gözyaşlarına boğan bir konuşma, fırsatınız varsa kaçırmayın. Belki Brown’u 2010 yılında beklenmedik bir üne kavuşturan meşhur TED konuşmasından hatırlıyorsunuzdur. İşte The Call to Courage’ın bir devamını oku...