Hayatınız Ne Kadar Gerçek?


Geçenlerde, uzun zamandır gitmek istediğim Kuzguncuk’taki nefis kitapçı Nail Kitabevi’nde birkaç saatimi geçirdim. İstediğim her şey oradaydı. Kitaplar, sessizlik, defterim, kalemim ve yastıklarla donatılmış okuma köşeleri. Yeri bende her zaman ayrı olan Shakespeare & Company’nin hissettirdiklerine çok yakındı duygularım. Kısacası çok mutluydum. Karşımda bir çift. devamını oku...

Kayıp Zamanın İzinde


O, karnavalın ülkesinden geldi, ben Boğaz’ın lacivertinden. Geçen haftayı 12 yıl önce yaşadığım şehirde, 12 yıldır görmediğim can dostumla birlikte geçirdim. Sanki aradan koca koca yıllar değil de sadece birkaç gün geçmiş gibi kavuştuk birbirimize. Şehrin gri ve yaşlı sokaklarında, geniş ve coşkulu bir nehir devamını oku...

“Ertele” Düğmesini Terkedişim Üzerine


Uyku benim için kıymetlidir. 7 saatten az uyuduğumda mutsuz, 8 saat uyuyabildiğimde ise kendiliğinden mutlu bir insan olurum. Asla telefonum açık uyumam, hatta onunla ilişkimi mümkün olduğu kadar erken bir saatte kesmeye çalışırım. Birkaç yıldır eski günlerde olduğu gibi başucu saatiyle uyandığım için telefonuma bir devamını oku...

1 Saat, 3 Kişi, 0 Kelime


Pazar günü en yakın arkadaşım ve yeni tanıştığımız Muhammed’le birlikte hiç konuşmadan sohbet ettik. Üstelik bu, hayatımın en anlamlı sohbetlerinden biriydi. Kelimeler yoktu içinde. Ses yoktu, harflerin içine gizlenmiş sitemler, cümle aralarındaki uzun sessizlikler de yoktu. Bakışlar vardı, gülüşler, eller. Muhammed, Sessizlikte Diyalog’un rehberlerinden biri.  Derin devamını oku...